Demet Akalın

                    1 Ocak 1972 yılında Kocaeli Gölcük ilçesinde hayata gözlerini açan Demet Akalın ilk, orta ve lise eğitimini Gölcük ilçesinde tamamlamıştır. Küçüklüğünde gazeteci olma hayali ile yanıp tutuşurdu. Ancak o dönemin şartlarından ötür okuma imkanı elde edememiştir.

Liseyi bitirdikten sonra arayışlar içerisinde olan Demet annesinin desteği ile Yaşar Alptekin’in sahibi olduğu manken ajansının yolunu tutar. Burada mankenlik eğitimi alarak kendini geliştirir.

Neşe Erberk mankenlik ajansına geçen Demet Akalın 1990 yılına mayo güzeli seçildi. Onun manken olduğu dönemlerde gerçek anlamda mankenliğin icrası yapılmaktaydı. Günümüzdeki gibi değildi. 1990 senesinden sonra sayısız defilelere çıkan Demet Akalın artık ünlü bir manken olmuştu. Bir ara şarkı söylemeye heveslendi, öncelikle gazinolarda dev isimlerin arkasında çalışarak kendini tecrübe etti. Bir dönem sonra sahnelerin önemli bir ismi olmayı başardı. 

Gazinolarda şarkı söylemeye başladıktan sonra çok olumlu tepkiler alan Demet Akalın yine çevresinin yoğun baskılarıyla bir kaset çıkarmaya karar verdi. İlk kaseti ‘’ Sebebim ‘’ ile piyasaya giriş yapan Demet Akalın oldukça yüksek bir satış oranı ile başarısını kanıtladı. Sonrasında çıkarmış olduğu ‘’ Senin Anan Güzel mi ‘’ ile yeniden bir yükseliş içerisine giren Demet Akalın konser ve ekstra teklifleri almaya başlamıştı. Bir dönem sonra sahnelerin bir parçası oldu.

Özellikle ‘’ Unuttum ‘’ ve sonrasında çıkardığı ‘’ Banane ‘’ albümleri ile duygusal müzikte önemli bir isim olduğunu tüm Türkiye’ye kanıtlayarak sürekli yüksek beklentiler oluşturdu. Her yeni kaseti ile bu beklentileri yerine getiriyordu.

2012 yılında çıkarmış olduğu ‘’ Giderli 16 ‘’ albümü ile müthiş bir çıkış yakaladı.

Mankenli yaptığı dönemde İbrahim Kutluay ile yaşadığı aşk ile gündemi oldukça meşgul etti. Ancak evlilikle sonuçlanmayan bu beraberlik Demet Akalın için büyük bir yıkım oluşturmuştu.

Evlilikleri :
1.evliliği: Oğuz Kayhan ile Temmuz 2006 yılında evlendi, 3 ay sonra anlaşamayarak boşandılar
2.evliliği: Önder Bekensir ile 22 Ocak 2010 tarihinde evlendi, 27 Temmuz 2010 tarihinde boşandılar.
3.evliliği: Demet Akalın, 23 Nisan 2012 yılında Okan Kurt ile evlendi. Evlilikleri gayet mutlu devam ediyor.

Albümleri :
1996 – Sebebim
2003 – Unuttum
2004 – Banane
2006 – Kusursuz 19
2008 – Dans Et
2010 – Zirve
2012 – Giderli 16

Oynadığı Diziler ve Filmler:
1992 – Günlerden Pazar, (TV Filmi)
1994 – Sensiz Olmaz (TV Filmi)
1994 – Tele Anahtar (TV Filmi)
1998 – Avrupa Yakası 5. Sezon (dizi)
1998 – Sibel (dizi)
2010 – Evlilik Hayatı (Televizyon programı)
2011 – Yıldız Masalı (dizi)

Leman Sam

                          Ülkemizi dışarıda tanıtan en önemli seslerden biri olan Leman Sam 1951 yılında İstanbul’da hayata gözlerini açmıştır. Babası asker olduğu için ülkenin birçok bölgesini gezen Aile Hakkari, Mersin, Ankara, Gaziantep gibi birçok ili gezerek zengin bir kültür birikimini de sindirmiştir. Sam ailesi pek de mutlu bir aile değildi. Anne ve babanın yaşadığı sorunlar Leman’ı oldukça etkiliyordu. Ancak yine de babanın asker olmasının verdiği otorite ve düzen Leman’a yansımıştı.

Gençlik döneminde güzel sanatlara karşı çok fazla ilgili olan Leman Sam Mim, şan, Tiyatro ve dans eğitimi alarak birçok konuda kendini geliştirmeyi amaçlıyordu. İlk zamanlarda müziği düşünmese de zamanla müzik onun en çok ilgilendiği sanat dallarından biri oluyordu. Müziğe tam anlamıyla başlamadan önce gazetecilik, tercümanlık ve çiçekçilik yapan şarkıcı sonralarda İstanbul Devlet Operasına girerek solistlik sınavını kazanmıştır. Daha sonra Mehmet Teoman ile tanışması onun kariyeri için son derece önemli bir gelişme olmuştur.

Erken bir evlilik gerçekleştiren Leman Sam, İki kız çocuğu dünyaya getirmiştir. Bunlar Şehnaz ve Şevval’dir. Evliliğin ilerleyen dönemlerinde ekonomik zorluklar yaşaması evliliği uçuruma sürüklemiş ve sonlandırmak zorunda kalmıştır.  

İlk albümünü 1988 yılında Zülfü Livaneli şarkılarından derleme yaparak oluşturan Leman Sam kendine ait parçaların bulunduğu ‘’ Çağrı ‘’ adlı albümünü 1990 yılında dinleyicileri ile paylaşmış ve çok olumlu tepkiler almıştır.

1992 senesinde çıkarmış olduğu ‘’ Ayak Sesleri ‘’ büyük yankı uyandırdı ve artık müzik piyasasında ayakları yere basmaya başladı. Daha sonra 1994 ‘’ Eski Fotoğraflar ‘’ 1998 ‘’ İlla ‘’ Albümleri ile artık müziğin prensesi lakabını almıştı.

Hayvanlara karşı çok büyük ilgisi olan Leman Sam evinde 10’dan fazla kedi ile birlikte yaşamaktadır. Bu anlamda sosyal kuruluşlarda hayvanlar ile ilgili ses getiren çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bunun dışında 18 dilde söylediği şarkılar ile birçok devlet tarafından özel davet ile şereflendirilen Leman Sam birçok ödüle de sahip olmuştur. Bir dönem Sabah Gazetesi’nde Çizik isimli köşesinde hayranları ile buluşmuştur.

Zara

          

             15 Ocak 1976 yılında İstanbul’da doğan Zara aslen Adıyaman Kâhta’lıdır. Zara’nın çocukluğu Üsküdar’da geçti. İlkokul eğitimini Sosyal Meskenler İlkokulunda tamamladı. Daha sonra Üsküdar Cumhuriyet Lisesinden mezun oldu. Yüksek eğitimini ise İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Şan Eğitimi Bölümünde tamamladı. Gerçek adı Neşe Yılmaz olan sanatçı çocukluk yıllarında ‘’ Neşecik ‘’ adlı albümler çıkarmıştır. Ardından adını Neşe Zara Yılmaz olarak değiştirmiştir.

Milliyet Gazetesinin 1991 yapmış olduğu olduğu liseler arası Müzik ve Halk oyunları yarışmasında ‘’ Türk Halk Müziği Kız Solist ‘’ dalında Türkiye birinciliğini elde ederek büyük bir başarı sağlamıştır. Bu dönemden sonra giderek adını duyurmaya ve büyük başarılar kazanmaya başlamıştır. 1993 yılında Lise 3. Sınıfta tekrar katılmış ve yine birinci olmuştur. 1996 yılında TRT’nin açmış olduğu sınavlara girerek TRT sanatçısı olmaya hak kazanmıştır.

1998 yılında çıkarmayı çok istediği albümünü nihayet piyasaya sürmüştü. ‘’ Avuntu ‘’ adını vermiş olduğu albüm, Magazin gazetecileri derneği tarafından ‘’ Yılın Umut Veren Kadın Sanatçısı ‘’ ödülüne layık görülmüştür.

2000 ile 2003 yılları arasında 4 defa en iyi Türk Halk Müziği Kadın Sanatçısı ödüllerini almaya hak kazanmıştır.

Program sunuculuğu da yapan Zara 2009 – 2011 yılları arasında Oktay Kaynarca ile TV 8 ekranlarında Salı Sefası adlı müzik programı yapmıştır.

Bir dönem sinema sanatçılığını da deneyen Zara ‘’ Eylül Fırtınası ‘’ ve ‘’ Deli Yürek Boomerang Cehennemi ‘’ adlı filmlerden boy göstermiştir.

Zara 2002 yılında müzik yapımcısı İskender Ulus ile sessiz sedasız evlenmiş yine 2007 yılında sessiz bir biçimde evliliğine noktayı koymuştur.

Zara daha sonra 13 Mart 2012 yılında Başbakan’ın eski danışmalarından olan Akif Beki ile evlenmiştir. 

Albümleri :
1998 – Avuntu
2000 – Boyut
2002 – Misafir
2003 – Özlenenler
2005 – Zamanı Geldi
2005 – Bülbül-i Şeyda
2008 – Bahar
2011 –Hazine
2012 – ZARA&İstanbul Flamenko 5′lisi

Neşecik adı ile çıkan albümleri :
Canım Askerim – Acı Gerçekler
Gurbet (Ağla Sevgilim)
Alın Yazım – Çek Kara Tren (1991)
Acımasız Dünya (1991)
Garibim
Taptığım Allah Sevdiğim Sensin
Yaşamak Bu Değil
Eyvahlar Olsun (1986)

Filmleri :
2008 2009 – İpsiz Recep (Tv dizisi)
2003 – Gelin (Tv dizisi)
Eylül Fırtınası
2001 – Deli Yürek-Boomerang Cehennemi

Televizyon Proğramları :
2009-2011 – Salı Sefası – tv8
2006 – Tanrı Misafiri – atv
2005-2006 – Zamanı Geldi – TRT 1

Murat Boz

              Türk pop müziğinin prensleri arasındaki yerini sağlamlaştıran Murat Boz 7 Mart 1980 tarihinde Zonguldak Ereğli’de hayata gözlerini açtı. İlkokul ve ortaokul eğitimini doğduğu yerde tamamlayan Murat ortaokuldan mezun olduktan sonra yatılı lise eğitimi için 1995 yılında İstanbul yollarına düştü. Yatılı lise Eğitimini İstanbul Güzel Sanatlar Lisesi’nde tamamladı.

1998 yılında Lise son sınıftayken girmiş olduğu bir müzik yarışmasında seslendirdiği parçalar ile Türkiye birinciliği ödülünü aldı ve Milliyet Gazetesi tarafından en iyi erkek solist ödülünün de sahibi oldu. Sonrasında Tarkan ile çalışarak 3 yıl gibi Tarkan’ın arkasında vokallik yaptı ve Türkiye’nin birçok şehrinde konserlere katıldı. Bu yolla büyük tecrübeler kazandı.

Üniversite eğitimi görmeyi çok isteyen Murat Boz bu amaç doğrultusunda Bilgi Üniversitesi Jazz Vokal bölümünü kazandı. Ardından eğitimine İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarından devam etti.

2006 yılında çıkarmış olduğu ‘’ Aşkı bulamam ben ‘’ adlı albümü ile Türk müzik dünyasına çok hızlı bir giriş yapan Murat Boz devamında çıkarmış olduğu kasetler ile yerini çok iyi bir biçimde sağlamlaştırdı.

Televizyon yüzü olarak da reklamlarda oynayan Murat Boz McDonalds, İstikbal ve Cola Turka’nın müzik seslendirmelerini yaparken, 2013 yılında çıkan Paraf kredi kartı reklamlarında yer aldı.

Halen müzik çalışmalarına devam eden Murat Boz 2011 yılından bu yana ‘’ O Ses Türkiye ‘’ adlı müzik yarışma programında jüri olarak bulunuyor. 

Hülya Avşar

                  Türkiye’nin en medyatik kadınları arasında olan Hülya Avşar 10 Ekim 1963 yılında Balıkesir Edremit ilçesinde ailenin ilk çocuğu olarak hayata gözlerini açmıştır. İlkokul ve ortaokul öğrenimini Edremit’te tamamlayan Hülya Lise öğrenimini ise Ankara Cumhuriyet Lisesi’nde tamamlamıştır. Okula devam etmeyen Hülya henüz 16 yaşındayken 1979 yılında Mehmet Tecirli adlı bir mühendis ile hayatını birleştirdi. Evliliği çok kısa süren Hülya Avşar hamile olmasına rağmen eşinden ayrıldı.

1981 yılında Bulvar Gazetesi tarafından düzenlenen Kainat Güzellik Yarışmasında birinci olan Hülya yarışmanın hemen ardından evli olduğu ile ilgili bilgi ve boşanması da gazetelerde yer alınca kural gereği tacına el konuldu. Ancak bu yarışma onun için bir dönüm noktası olmuştu. Bu yarışmadan sonra çok sayıda reklamda oynayan Hülya Avşar yüzünü tüm Türkiye’ye tanıtmıştı.

1983 yılı yine onun kariyerinin başlangıcı açısından çok önemli bir yıl olmuştu. 1983 yılında Fikret Hakan ve Salih Güney ile oynadığı ‘’Haram’’ filmi onun ilk sinema filmi oldu. Sonrasında peş peşe 1984 ‘’Tutku’’ 1985 yılında Tarık Akan ile oynadığı ‘’Sekreter’’ 1986 İbrahim Tatlıses ile ‘’Mavi Mavi’’ 1986 yılında ‘’3 Halka’’ daha sonrasında ‘’Alın Yazım’’, ‘’Kısrak’’ ve ‘’Sevda Ateşi’’ filmlerinde rol aldı.

1987 yılında oynadığı filmlerden biri olan ‘’ Alamancının Karısı’’ filmi ile Sinema Yazarları Derneği tarafından en iyi kadın oyuncu ödülünü almaya hak kazandı.

1993 yılında çevirmiş olduğu yönetmenliğini Sinan Çetin’in yaptığı ve başrollerini Cem Özer ile paylaştığı ‘’ Berlin in Berlin’’ filmindeki rolü ile Uluslar Arası Moskova Film Festivalinde ‘’en iyi kadın oyuncu ödülü’’ almaya hak kazandı. Böylelikle ülkemizde uluslararası platformda ödül alan ilk Türk kadın oyuncu oldu. Oyunculuğunu bu süreçler içerisinde çok fazla geliştiren Hülya Avşar 1999 yılında bir kadının anatomisinin anlatıldığı ‘’Salkım Hanımın Taneleri’’ filmi ile çok büyük beğeni topladı.

1980’li yıllar ile birlikte ses sanatçılığı da yapmaya başlayan Hülya Avşar Assolist olarak sahnelerdeki yerini almayı başardı. Müzik eğitimi alan Hülya 1988 yılında ilk albümü olan ‘’ Her şey Gönlünce Olsun ’’ u çıkardı. Sonrasında 1991 Hülya gibi, 1993 ‘’ Dost musun Düşman mı ’’ 1995 ‘’Yarası Saklım’’ 1999 ‘’ Hayat Böyle’’ 2000 ‘’Sevdim’’ 2002 ‘’Aşıklar Delidir’’ Albümlerini çıkardı.   

Kariyeri boyunca çok fazla olmasa da dizilerde de rol aldı. Bunlar; 1993 yılında ‘’ Sevginin Gücü ’’ 1995 yılında ‘’Süper Yıldız’’ 1998 yılında ‘’ Ah Bir Zengin Olsam ’’ 2000 yılında ‘’ Savunma ’’ 2004 yılında en çok patlama yaptığı dizilerden biri olan ‘’ Kadın İsterse ’’ dizilerinde yer aldı.

Spor dallarının hemen hemen hepsini çok seven Hülya Avşar Tenis sporuna ayrı bir önem verir ve mümkün olduğunca bu sporu yapmaya çalışır.

Ünlü olduktan sonraki dönemlerde Tanju Çolak, Osman Hattat, Coşkun Sabah, Mehmet Aşıcıoğlu, Sadettin Saran gibi isimlerle aşk yaşayan Hülya Avşar 1997 yılında İş adamı Kaya Çilingiroğlu ile evlenerek 5 Ocak 1998 yılında kızı Zehra’yı dünyaya getirdi.

2009 yılından bu yana Acun Ilıcalı’nın hazırlayıp sunduğu ‘’ Yetenek Sizsiniz Türkiye ’’ ve ‘’ O Ses Türkiye ’’ yarışmalarında Jüri üyeliği yapmaktadır.  

Sezen Aksu

                   13 Temmuz 1954 yılında Denizli ilimizin Sarayköy ilçesinde hayata gözlerini Açan Sezen Aksu Babası ve Annesi öğretmen olduğu için 3 yaşına kadar burada yaşadıktan sonra İzmir’e taşınmıştır.

Babasının ve Annesinin öğretmen olmasından ötürü disiplinli bir biçimde yetiştirilmeye çalışılan Sezen bu anlamda pek de anne ve babasının sözünü dinlemezmiş sürekli haylazlıklar yaparak çok yaramaz bir çocuk olduğunu her yerde gösterirmiş. Sonrasında kendi ağzıyla söylediği küçük yaşlarda bana Cüce Bela derlerdi. Lakabını o dönemlerde almıştı. O dönemlerde nereye gitse şarkılar söylüyor, aile ve arkadaş çevresinde özel günlerde dansözlük yapıyordu. Saçının rengini haftada bir değiştirir. Ayrıca sürekli dikkat çekmek adına intihara kalkışırdı.

İlkokul eğitiminden başlayarak ortaokul, lise ve üniversite hayatının hepsi İzmir’de geçmişti. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinde okurken Ali Engin ile tanıştı ve onunla hayatını birleştirdi. Evlenince okulu bırakmak zorunda kaldı.

Lise yıllarında hemen hemen bütün sanat dallarına ilgi duyan Sezen resim, tiyatro ve müzik alanında eğitimler almış ve kendini denemiştir. Bu sanat dalları içerisinde en çok müziğe ilgi duyardı. Çeşitli müzik yarışmalarına katılır ve başarılar elde ederdi. Onun için dönüm noktası belki de İzmir Radyosu Sanatçılar Derneğine girdiği dönem oldu. Burada müziğini yapmak için çok güzel bir ortama sahipti.

Sezen 1974 yılında 3 şarkılık bir kaset yaparak bunu bir plak şirketini gönderdi. Çeşitli bağlantılar kurarak bir plak çıkarmak istiyordu. 1975 yılında bu anlamda ilk 45’lik plağı çıkarmıştı. Haydi Şansım dediği adını vermiş olduğu plak adete hiç satmadı ve Sezen Aksu çok mutsuzdu. Çünkü heyecanını yitirmek istemiyordu ve kendini kanıtlamanın peşindeydi. 1976 yılında çıkarmış olduğu ikinci plak ise onun morallerini çok düzeltmişti. Keza satış rakamları hiç de fena değildi. Aynı yıl içerisinde Bebek Belediye Gazinosunda sahne almaya başlayan Sezen Artık sahnelerin tozunu yutmaya başlamıştı. Her geçen gün ününe ün katarak yeni plaklar ve kasetler çıkarıyor. Popülaritesini arttırıyordu. Bir dönem sinemaya da ilgi sarmaya başlayan Aksu 1979 yılında ilk filmi olan ‘’Minik Serçe’’ ile beyaz perdeye de ayakbastı. Çok başarılı bir film olduğunu söyleyemeyiz ancak sonrasında onun lakabı Minik Serçe olarak kalacaktır.

İlk eşinden boşandıktan sonra 1981 yılında Sinan Özer ile çok mutlu bir evlilik yapar. Devamında ise 6 ay sonra oğlu Mithat Can Aksuyu dünyaya getirir. Nikahlandığında 4.5 Aylık hamile olduğu anlaşılır. Mithat Can doğduktan 2 yıl sonra çift ayrılır.

Art arda 1984, 86, 88 ve 89 yıllarında çıkarmış oldukları albümler ile çok büyük yankılar uyandırır. 1991 yılında ise Gülümse albümü ile adeta zirvedeki yerini sağlamlaştırır. 90’lı yılların ortasında Prodüktörlüğe de soyunan Sezen Aksu Levent Yüksel ve Aşkın Nur Yengi’nin çıkarmış oldukları kasetlerin baş mimarı olmuştur. Günümüze kadar hemen hemen her yıl patlayan birçok parçada Sezen Aksu’nun bestecilik özelliğinin de olduğunu görmüş olduk. Eurovision tecrübesi de olan Sezen Aksu halen ülkemizin en popüler sanatçılarından biri olarak gündemden düşmeyen bir kariyere ve sürekliliğe sahiptir.  

İbrahim Tatlıses

             

           Şanlıurfa’da 1954 yılında başlayan bu hikaye inişli çıkışlı şaşaalı bir yaşantıya işaret ediyor. Şanlıurfa’nınyetiştirmiş olduğu en önemli sanatçılardan biri olan İbrahim Tatlıses bir mağarada dünyaya gelir. Popüler olduğu dönemlerden de göğsünü gere gere mağarada doğduğunu her fırsatta söylemiştir. 6 kardeşi vardır. 70’li yıllarda Şanlıurfa’da bir furya haline gelen inşaat işçiliği onun içinde bir meslek aracıdır. Sesinin çok güzel olduğunu bilen İbrahim o dönemlerde bir şekilde sesini birilerine duyurma hayali ile yaşar. 80’li yılların başında ise adeta başına bir talih kuşu konmuştur. Demir ustası İbrahim inşaatta şarkı söylerken bir sinemacı onu keşfeder ve muhteşem kariyer başlamış olur. Sesinin güzelliğini kısa sürede birçok kesime duyuran İbrahim artık sıradan bir inşaat işçisi değildir. Hızla yükselen bir kariyeri ve sayısız hayran kitlesine sahip olmuş, İstanbul’un en ünlü gazinolarında sahne almaya başlamıştır. 1977 yılında çıkarmış olduğu albüme de adını veren ‘’ Ayağımda Kundura’’ İle müzik dünyasına giriş yapmış aynı zamanda muhteşem bir satış oranı yakalamıştır. Sonrasında ‘’ Sabuha’’ ve diğer albümleri ile halk tarafından çok taktir edilmiş ve giderek popülaritesini arttırmaya devam etmiş.

80’li yıllar İbrahim Tatlıses için belki de zirveyi gördüğü bir süreç olmuştur. Peş peşe çıkardığı ‘’ Allah Allah ’’, ‘’ İnsanlar ’’ , ‘’ Fosforlu Cevriyem’’ İbrahim Tatlıses’in İmparator lakabını almasında çok fazla etkili olmuştur. Keza albümleri milyonlarca satmış, yurt içinde ve yurt dışında sayısız konserler vermeye başlamıştır. Aynı yıllar içerisinde kendisini Yılmaz Güneye benzetenlere ise ‘’ Ben Yılmaz Güneye tip olarak benzemiyorum. Ancak onun yolunda gittiğimiz söylemek isterim.’’ Dedi. Bu sözleri o dönem içerisinde eleştiri alsa da sevenleri daima onun arkasında oldu ve her daim destekçileri ve hayranları artmaya devam ediyordu.

80’li yılların sonu ve 90’lı yılların başlarında ise artık İbrahim Tatlıses olgun bir sanatçı olmuştu. Bu süreç içerisinde çıkarmış olduğu ‘’ Ah Keşkem ’’, ‘’ İki Gözüm İki Çeşme ’’, ‘’ Yar Diline’’ kasetleri adeta zirvedeki yerini iyice sağlamlaştırmıştı. Keza her kaseti milyonlarca satıyordu.

Son yıllarda ise ses sanatçılığından ziyade iş adamlığı ve yatırımları ile gündeme fazlasıyla gelmeye başladı. Bunun yanında klip yönetmenliği ve dizi yönetmenliğine de soyunan İbrahim Tatlıses bu alanlarda da başarılı olduğunu kanıtladı.

4 Mart 2011 yılı ise İbrahim Tatlıses ve sevenleri için çok üzücü bir gündü. Maslaktaki stüdyodan çıkarken uzun namlulu silahlar ile suikast’e uğrayan İbrahim Tatlıses başından vurulmuş ve uzun süre yoğun bakımda kalmıştır. 24 gün sonra yani 28 Mart gününde yoğun bakımdan çıkarılarak normal odaya alındı. Daha sonra 6 Nisan 2011 yılında ailesi ile birlikte Almanya’ya giderek tedavisine orada devam etmeye karar verdi. Almanya’da hızlı iyileşmeye başlayan İbrahim Tatlıses 2 Haziran 2011 yılında özel uçağı ile Türkiye’ye geri dönüş yaptı. Fizik tedaviye Türkiye’de devam eden Tatlıses 27 Eylül 2011 Tarihinde Ayşegül Yıldız ile hastane odasında evlenerek yaşamlarını birleştirdiler.

Sanatçının Şanlıurfa’daki eşinden 1 erkek 2 kız, Perihan Savaş’tan 1 kız, Derya Tuna’dan 1 erkek ve son olarak Ayşegül Yıldız’dan 1 kız olmak üzere 6 tane çocuğu vardır.